Köpek Yavruları Doğuştan İnsan Anlıyor mu?
Arizona Üniversitesi araştırmacılarının 375 yavru köpekle yaptığı çalışma, insan jestlerini okuma becerisinin sonradan öğrenilmediğini, doğuştan geldiğini ortaya koydu.
Mert Sarpel 2 dk
Bir köpek yavrusunu ilk kez kucağınıza aldığınızda gözlerinizin içine bakması tesadüf değil. Arizona Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü ve Current Biology dergisinde yayımlanan geniş çaplı bir çalışma, köpeklerin insanlarla iletişim kurma becerisinin sonradan öğrenilen bir alışkanlık değil, doğuştan gelen bir yetenek olduğunu ortaya koydu.
375 yavru üzerinde yapılan test
Araştırma ekibi, henüz sekiz haftalık 375 yavru köpeği inceledi. Grup; 98 Labrador, 23 Golden Retriever ve 254 Labrador-Golden Retriever melezinden oluşuyordu. Yavrular anne sütünden kesilip aileleriyle ayrı bir eğitim sürecinden geçmeden önce iki farklı teste tabi tutuldu. Yavruların sosyal doğaları hâlâ el değmemişken ölçüm yapılması, sonuçların çevresel öğrenmeden değil biyolojik yatkınlıktan kaynaklandığını göstermesi açısından önemliydi. Doğanın hayvanlara kazandırdığı olağanüstü yetenekler bu araştırmayla sınırlı değil; semenderler kaybettikleri uzuvları yeniden büyütebilirken köpekler de insan iletişimini okumak için özel bir donanımla dünyaya geliyor.
İlk testte, kapalı bardakların altına gizlenen bir ödülü bulmaları için yavrulara işaret parmağıyla yön gösterildi. İkinci testte ise yüksek perdeli, tanıdık olmayan bir ses çıkarken yavruların bir insanla göz teması kurup kurmadığı kaydedildi. Sonuç dikkat çekiciydi: test edilen yavruların tamamına yakını en az bir görevde başarılı oldu.
"Biyolojik olarak hazır doğuyorlar"
Çalışmanın başyazarı Dr. Emily Bray, bulguların önemine şöyle dikkat çekti: bu tür sosyal becerilerin yetişkin köpeklerde var olduğu zaten biliniyordu, ancak bu çalışma yavruların daha ana sütünden kesilmeden insanlarla etkileşime girmeye biyolojik olarak hazır olduğunu gösteren ilk somut kanıtı sundu. Yani bir yavru, sahibiyle ilk haftalarında hiçbir özel eğitim almasa bile onun el hareketlerini takip edip duygusal tepkilerini okuyabiliyor.
Araştırmacılar bir ayrım yapmayı da unutmadı: yavruların iletişimi anlama becerisi doğuştanken, iletişimi kendi başlarına başlatma (örneğin sahibinin dikkatini çekmek için havlama ya da patiyle dokunma) becerisi zamanla öğreniliyor. Bir başka deyişle köpekler dinlemeyi bilerek doğuyor, konuşmayı ise sonradan öğreniyor.
Beyinlerdeki benzerlik
Konuyla ilgili önceki nörobilim çalışmaları da bu tabloyu destekler nitelikte. Köpek beyninin dil ve ses işleme bölgelerinin, insan beynindeki karşılık gelen bölgelerle şaşırtıcı derecede benzer şekilde çalıştığı daha önce de gösterilmişti. Bu benzerlik, yaklaşık 29 bin yıl önce başlayan evcilleştirme sürecinin köpeklerin sinir sistemini insan sesine ve mimiklerine adeta kilitlediğini düşündürüyor.
Uzmanlara göre bu bulgular, köpek sahiplerinin yavru eğitimine bakışını da değiştirebilir. Bir yavru "hiçbir şey bilmeyen boş bir sayfa" değil, aksine sahibini okumaya baştan itibaren programlanmış bir öğrenci olarak eve geliyor. Bu da erken dönemde kurulan göz teması ve sakin bir sesle verilen basit işaretlerin, sanıldığından çok daha erken karşılık bulduğu anlamına geliyor.